40 yaşındaki adam, 14 günde İngilizce konuşmayı öğrendi. Zahmetsizce!

Seen at Trafalgar Square.

Nakliye şirketinde şoför olarak çalışan Bekir, bize işin zorluklarını anlattı.

Bu zor bir iştir, özellikle uluslararası çalışanlar için, diyor. Şoförlüğü seviyorum. Ne yazık ki, bu meslek giderek artan hırsızlık nedeniyle daha da tehlikeli hale geliyor.

Bekir, yabancı dil bilmemesine rağmen, elinden geleni yapıyordu.

İngilizce bilmiyorsan, yolda, örneğin kontrol noktalarında uzun gecikmeler yaşayabilirsin.

Avrupa’da çok sayıda Türk olsa da, her defasında yardım isteyemem. En ufak şeyde, arkadaşlarımı aramaktan bıktım. Tüm işleri tek başımda halletmem lazım.

Arkadşının başına gelen kazadan sonra, dil öğrenmeye karar verdi. İşverenlerinin kendisine vermiş olduğu güzergâhlardan dolayı İngilizceyi seçti.

Kriz durumlarla baş edebileceğimden emin olmak istedim. Ambulans çağırmak veya hastanede form doldurmak gibi.

Dil bilmediği için arkadaşımın başına gelmeyen kalmadı. İngilizce biliyor olsaydı, her şeyı daha hızlı halledebilirdi.

Bekir, tek başına başaramayacak diye edişe ediyordu. Başka çaresi yoktu- şoförlük, öğretmenden özel ders almayı imkansız kılıyor.

Bu meslekte bir hafta evdesin bir an iş geliyor ve bir ay yoldasın.

Araba kullanırken dinleyebileceğim bir derse ihtiyacım vardı. İfade ve kelime öğrenmeye yoğunlaştım. Çok fazla diyalog da dinliyordum.

Adam muhteşem sonuç elde etti. Başından beri yaşın onun için bir engel olmadığını düşünüyordu.

40 yaşında olduğum için artık öğrenemeyeceğimi hiç bir zaman düşünmemiştim. Benim için bu daha iyi iş kapıp daha iyi para kazanmak ve kendimi geliştirmek için bir fırsattı.

İki haftadan sonra İngilizce konuşabiliryordu.

Dinleyerek öğrenmeye odaklandım ve bu çok iyi bir tercihti. İlk haftada çok fazla anlamaya başladım ve iki hafta sonra diğer sürücülerle İngilizce konuşabiliyordum.

Bekir, onu en çok motive eden, elde ettiği sonuçların olduğunu söylüyor.

İki hafta boyunca kelime ve ifadeleri tekrarladıktan sonra, arkadaşımla birkaç dakika boyunca park yerinde konuşabildiğimi kendi gözlerimle gördüğmde, inanamadım. Kendimle gurur duyuyordum!

Bir yıla yakın İngilizce öğreniyor. Alışveriş yaparak, benzin istasyonlarında mola vererek ve park yerlerinde meslektaşlarla sohbet ederek pratik yapıyor.

Öğrenmeyi zahmet olarak görmüyorum. Müzik dinleyerek o zamanı boşa harcayacaktım. Şimdi yerel radyo istasyonları dinleyebilir, telefona bakmadan hava veya yol durumunu takip edebilirim. En önemlisi, daha kârlı işler alıyorum!

Bekir’in dediğine göre, yaptığı ilerlemeden çok memnundur. İngilizce başarısı ona gaz verdi. Bunun sayesinde ikinci bir dil öğrenmeye başladı.

Eşim, İspanyolca konuşmamdan çok hoşlanıyor-gülerek ekliyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Zapisz się do naszego newslettera

Zapisz się do newslettera. (Możesz zrezygnować w dowolnym momencie).

FreshMail.com
 

Abonniere unseren Newsletter

Senden Sie mir Ihren Newsletter (Sie können sich jederzeit abmelden).

FreshMail.com
 

Suscríbete a nuestro boletín

Enviadme vuestro boletín (puedes darte de baja en cualquier momento).

FreshMail.com
 

Абонирай се за нашия нюзлетър

Абонирай се за нюзлетър. (По всяко време можеш да откажеш да го получаваш).

FreshMail.com